Elvan Tekcan – “Hiç’ten Hiç’e Yansımalar” – 13 Mart – 5 Nisan 2014

Elvan Tekcan

Hiç’ten Hiç’e Yansımalar

13 Mart – 5 Nisan 2014

Sergiden görseller | Açılış kokteyli | Basın

Sanatçı Elvan Tekcan şiir ve resmi birleştirdiği sergisinde hakikat yolculuğunun seyir defterini paylaşıyor.

Elvan Tekcan’ın 2013 yılı kağıt ve tual üzerine karışık teknik ile ürettiği eserlerinden oluşan “Hiç’ten Hiç’e Yansımalar” serisi ve 2009 yılı gravür eserlerinden oluşan “Tılsımlar” serisi, eşzamanlı hazırlanan ve eserlerle beraber sanatçının şiirlerini de kapsayan kitabı ile birlikte 13 Mart 2014 tarihi’nden itibaren Galeri FE’de sanatseverlerin görüşüne sunuluyor.

Elvan Tekcan’ın profesyonel sanat yolculuğu, ilk kez, 1994 yılında, “Çizgi’nin Dili” adıyla ürettiği yaş elek baskı çalışmalarıyla başladı. 1999 yılında ise “Anadolu Uygarlıkları’na Keşif” adlı yapıtları, içinde yetiştiği öz kültüre dair katmanları kavramak gayreti ile ortaya çıktı.

2005 yılında hakikat arayışına dair içsel bir yolculuğa çıkan sanatçının, 2009 yılında seyir defterine düşen karşılıkta dile ve şekle bürünerek “Tılsımlar” adı altında ortaya çıkan eserleri aynı dönemde sanatseverlerle buluştu. Sanatçı, bu dönemi, mevcut zihin kodlarını imha ettiği, içsel yıkım ve kendi hakikatine dair yeniden inşa süreci olan bir hürleşme gayreti olarak tanımlamaktadır. Bu bağlamda sanatçı, zihinsel özgürleşme çabasını sanatsal üretim sürecine yansıtma ve bu yolla özüne dair bir dilin doğumu uğraşına daldı. Böylece, kalemin kontrollü alanı kırılarak, fırçanın geniş hareket alanını kullanabileceği yeni bir teknik arayışa girdiği bir dönem açıldı.

Sanatçı, 2005 yılından itibaren kaleme aldığı şiirleri ve Prof Zeynep Sayın’ın “yön duygusu yok olan, hatıra ile hafıza, negatif ile pozitif, mevcuda gelmeyle mevcudiyetten çekilme, birleştirmeyle ayrıştırma arası gelgitlerin sonucundan doğan, belleği ters yüz ederek içinden hatıraların akmasını, ama tutunmamasını isteyenin izleri olan eserler, kendi izinin varlığı bile çok gelen birinden” olarak ifade ettiği resimlerini bir araya getirdiği Hiç’ten Hiç’e Yansımalar” başlıklı sergisi ile  ‘kal değil hal paylaşmak’ derdinde olduğunu peşinen ifade ediyor:

Resim, başka bir şey değildir
Sadece yaşanmış an’ların izidir
Duyusu çizilip görünür olan gönülde
Renkler ile biçime bürünür zahirde

Şiir ise muhabbetle akıp dökülen
Gönle inen o sonsuz şelaleden
Vücut bulup sözlerde dile gelen
Emanetlerdir bizden doğup cana giren…