Olca Uzunokur – 5 – 30 Nisan 2012

Olca Uzunokur

5 – 30 Nisan 2012

Galeri FE Nisan ayinda Turkiye’nin degerli baski sanatcilarindan Olca Uzunokur’un baski resimlerini sergiliyor.

Ortadogu Teknik Universitesi Endustri Urunleri Tasarimi bolumunden 1995 yilinda mezun olan sanatci 2004 yilinda İstanbul Grafik Sanatlar Muzesi’nde Gravur Egitim Semineri’ne katildi. 2005’ten beri bircok karma sergiye katilan sanatcinin ayrica iki kisisel sergisi gerceklestirildi. 2011 yilinda Isik Universitesi Sanat Kurami ve Elestiri Yuksek Lisans bolumunden mezun olan Olca Uzunokur tasarim ve baski resim calismalarina Istanbul’daki atolyesinde devam etmektedir.

Sanatcinin bakis acisi:

“Doga, icinde risk ve dengeyi barindiran surekli bir degisim icindedir ve degisim icinde geciciligi barindirir. Gecicilikle vurgulamaya calistigim, yasam- olum karsitliginda yasanan AN’in degeridir. Bu degerli an’a tanik olan varliklar, benim resimlerimde agaclar, kuslar, baliklar ve cicekler, dengeye mudahale etmeden kendi varliklaiıni- ozlerini surdurebilme egilimi icerisindedir. Insanoglu ise, bilincli veya bilincsiz, iyi veya kotu, kendi varligini surdurebilmek icin bu dengeye surekli bir mudahale icerisindedir. Hala umudum oldugu icin, simgelestirdigim varliklarla, insanlara dogal denge icinde mudahale edemediğimiz seyler oldugunu hatirlatma egilimindeyim. “

Teknigi:

Baski resimlerimde, kullandigim ana teknik; Hayter Teknigi ya da Viscosity olarak da bilinen, Stanley William Hayter (1901- 1988) in deneysel ruhuyla, baski resme yaratici ifadeyi kazandiran, plakada farkli derinliklerle zenginlesen yuzey alanlarinin farkli sertlikteki merdaneler yardimiyla renkli anlatimlara olanak taniyan teknigidir.

Son donemde, Kollagrafi (Collagraph) teknigini kullanirken, kolaj-doku cesitliligiyle elde ettigim kazanimim deney- deneyimleme duygusudur.

Monobaskiyi tercih etmemde ise resimlerimde anlatmaya calistigim AN duygusunu birebir yasatmasidir.

Olca Uzunokur’un baski resimleri uzerine dusunceler…

Bir doga (natur) filozofisinin baski resimlerle ortaya konulmasi gercekligiyle karsi karsiya kaldigimiz Olca’nın calismalarinda, dogaya bagimli; her turlu volume tabi tutulmus soyutlamalar, kimi zamansa soyutlamalarin stilizasyona bile rahatlikla donuserekten bizden olmaya yakinlasan cabalari dikkat cekiyor.

Daha hemen, burada giristigim tespit, belki de resim sanatindaki dekoratif olanla olmayani da ayirt etmemizi saglayacaktir.

İzleyici goz, Olca’nin resimlerine odaklandiginda, doga kavramina hem tumelde, hem de tikelde yaklasim gosterebilmekte. Ayrica tekten tume, tumden teke evrilmelerin tum coskusuyla kendini gosterdigi algilanabilmekte. Bu baglamda ise, detaylasmanin asiriya vardigi boyutlarda, sanki dekoratiflik artabilir sanisi izleyicide uyanmakta. Daha seyreklesen resim elemanlari ve disavurumcu dilin, ruhsalliktan da onay alarak ortaya konuldugu calismalarda ise, yaratici ivmelere cok cabuk ulasildigi gozlenmekte.

Kendine ozgu yasamsallik ritimlerini de degerlendirdigini gordugumuz yasam agaclarinda ve onlarin toprakla bulusup; altinda kalan kokleriyle, dogma, dogum, gune bakma eylemelerinin de icsel anlamda degerlendirildigine izleyiciyi tanik eden Olca, bu tavirlariyla kendince yarattigi yasamsal kosullanmalar uzerine de ipuclari vermekte.

Baski resmin teknik anlamda hangi sekli olursa olsun, bence ozundeki en onemli ozelligi dokusalliga acilan boyutlara sahip olmasi. Dokusallik, yerinde ve kararinda kullanildiginda, yani baski resim gercekligi, tamamen dokusal olana teslim edilmedigi surece, dekoratif olma ihtimali de dusmektedir. Bu baglamda, yillarca Turkiye’de uygulanan baski resmin cogu orneginde dokusallik uzerinden bir perfeksiyona yonelindiginden, ne yazik ki ulkemizdeki baski resim dekoratif ve illustratif olmaktan kurtulamamistir.

Sanirim, bunun farkinda olan Olca, ozellikle baski resmin kalip asamasi uzerinden az elemanli, gelisine (rahatlamasina), icten vurgulara yer verdigi calismalarinda, soz konusu elestirimize de bir oneri sunmakta. İste onemli olan, bu dile getirmeye calistıgim elestiriye tamamen sahip cikarak, secilene cok cabuk odaklanilmasi, oradan da salt doga filozofisi uzerinden degil, yapilan sanatin filozofisi baglaminda derinlesmelere gidilebilmesidir.

Bir de yeri gelmisken Olca icin şu soylenebilir; baski resmin disinda, plastik sanatlarin baska alanlari uzerinden, temelde ele aldigi filozofisini acilimlamaya calisirsa neler elde eder? Boyle bir sorunun cevabi olarak, bence farkli ve sasirtici boyutlara yonelebilmesi mumkundur, cevabini vermek isterim.

Kisaca olanaklara, baska olanaklar da katarak yurumelidir. Cunku bu yuruyusun, Olca’nin yaraticiligina daha da zengin seruvenleri dahil edecegini dusunmekteyim.

Priv.-Doz. Dr. Ozkan Eroglu

Philosophie der Kunst

r